Bir yazılım onu kullanan en son kullanıcı ölünceye kadar yaşar.

Anonim

Bana Atılan E-Postaların Yanıtları

Sevgili Arkadaşlar...

Bu site aracılığıyla -bazıları sorulardan oluşan- pek çok e-posta alıyorum. Ancak yoğunluk nedeniyle bazılarına yanıt yazamadım.  Sakın unuttum sanmayın ve "adam bir yanıt bile yazmadı" diye düşünmeyin :-). Bundan sonra atacağınız e-postalara da daha kısa bir süre içinde yanıt vermeye çalışacağım. Gecikme için özür diliyorum...

 

Lütfen Alıntılarda Kaynak Belirtiniz

Çeşitli Internet sitelerinde yazmış olduğum makalelerden, ders notlarından, çizimlerden, kaynak kodlardan vs. bire bir alıntı yapıldığını, ancak kaynak belirtlmediğini görüyorum. Lütfen bu gibi alıntlarda kaynak belirtiniz.

Kitap Eleştirisi

Artık her hafta sitede bilgisayar alanında basılmış bir kitabın eleştirisini göreceksiniz. Umarım beğenirsiniz...

Haftanın Şarkısı

Adam And Eve
[Paul Anka]
45'lik - 1960

Birkaç kuşak üzerinde derin etkiler bırakan Paul Anka pop müziğin en tanıdık simalardan biri şüphesiz. 1960’ta 45’lik olarak piyasaya sürülmüş olan Adam And Eve şarkısı Adem ile Havva’nın bilinen hikayesini konu alıyor...

Seneler önce Ottawa’da yürürken Paul Anka caddesiyle karşılaşıncaya kadar ben onu hep Amerikalı sandım. 2006’daki İstanbul konserine gidemediğim için ise hala yanarım…


Eski Haftalar

Yeni İçerik

C’nin Standart Dosya Fonksiyonlarının Uyguladığı Tamponlama Mekanizması

    Standart C fonksiyonlarını kullanmadan bir dosyanın her byte’ı üzerinde sırasıyla işlem yapmak isteyelim. Herhalde ilk akla gelecek yöntem doğrudan işletim sisteminin sistem fonksiyonlarını çağırmak olacaktır. Örneğin UNIX/Linux sistemlerinde dosyayı read fonksiyonuyla (Windows sistemlerinde ReadFile fonksiyonuyla) byte byte aşağıdaki gibi okuyabiliriz:
 
int fd;
ssize_t result;
unsigned char ch;

if ((fd = open("test", O_RDONLY)) < 0) {
    perror("open");
    exit(EXIT_FAILURE);
}

while ((result = read(fd, &ch, 1)) > 0) {
    /* Okunan byte işleniyor */
}   

if (result < 0) {
    perror("read");
    exit(EXIT_FAILURE);
}   

close(fd);

Programların Komut Satırı Argümanları

    İşletim sistemi tarafından prosese geçirilen komut satırı argümanları program içerisinden çeşitli biçimlerde elde edilebilmektedir. En yaygın yöntem komut satırı argümanlarının programın başlangıç fonksiyonunun parametrelerinden elde edilmesidir. Örneğin, C ve C++’ta komut satırı argümanları main fonksiyonuna parametre olarak geçirilirler. Bu dillerin standartlarına göre programın başlangıç noktasını (entry point) belirten main fonksiyonunun parametrik yapısı ve geri dönüş değeri aşağıdaki iki durumdan biri biçiminde olmalıdır:

int main(void)  { /* ... */ }
int main(int argc, char *argv[]) { /* ... */ }

UNIX/Linux ve Windows Sistemlerinde Stdin, Stdout ve Stderr Dosyaları

    Yalnızca UNIX/Linux sistemlerinde değil modern işletim sistemlerinin çoğunda aygıtlar birer dosyaymış gibi ele alınmaktadır. Örneğin klavye ve ekran -aslında birer dosya olmadığı halde- işletim sistemi tarafından sanki birer dosyaymış gibi işleme sokulurlar. Aygıtlara ilişkin bu tür dosyalar için de birer dosya betimleyicisi ve dosya nesnesi vardır. Bu betimleyicilerle işlem yapıldığında işletim sisteminin dosya alt sistemi aslında bu dosyaların birer aygıta ilişkin olduğunu anlar ve okuma/yazma amacıyla o aygıtlara yönelir. UNIX türevi sistemlerdeki çokbiçimliliği (polymophism) andıran bu tasarıma Sanal Dosya Sistemi (Virtual File System) denilmektedir.  

C#'taki Yapı ve Sınıf Nesneleri Nerede Yaratılıyor?

Pek çok C# programcısının sınıf ve yapı kavramlarıyla stack ve heap kavramlarını yanlış bir biçimde ilişkilendirdiğini görüyorum. Örneğin, “yapı nesneleri stack’te sınıf nesneleri heap’te tutulur” biçiminde yanlış anlaşılmaya yol açacak bilgiler veren yerli ve yabancı çok sayıda yazı ve makaleyle karşılaştım. Konuya biraz açıklık getirmek istiyorum.

UNIX/Linux Sistemlerinde Dosya Betimleyicilerinin Anlamı

    UNIX/Linux sistemlerinde her prosesin proses tablosu yoluyla erişilen bir dosya betimleyici tablosu (file descriptor table) vardır. Dosya betimleyici tablosu bir gösterici dizisi biçimindedir. Betimleyci tablo içersindeki her gösterici açılmış bir dosyanın bilgilerinin tutulduğu ve ismine dosya nesnesi (file object) denilen bir veri yapısını gösterir. open fonksiyonundan elde edilen dosya betimleyicisi (file descriptor) prosesin dosya betimleyici tablosunda bir indeks belirtmektedir.

Proseslerin Çevre Değişkenleri

    Modern işletim sistemlerinde her prosesin bir çevre değişken bloğu vardır. Prosesin çevre değişken bloğu çevre değişkenlerinden ve onların değerlerinden oluşmaktadır. Örneğin, MESAJ bir çevre değişkeninin ismi olabilir, “Merhaba Dunya” ise onun değeri olabilir. Çevre değişkenleri pek çok işletim sisteminde proses yaratılırken belirlenebilmekte  ya da üst prosesten (parent process) aktarılabilmektedir. Çevre değişkenlerinin üst prosesten aktarılması en çok karşılaşılan tipik durumdur.

En sevdiğiniz albüm?

Rubber Soul (The Beatles-1965).

En sevdiğiniz font?

Courier New. Sabit genişlikli fontlara karşı büyük bir sempatim var.

Ergenekon hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence hukukta "bug" var. Savcılar için sınır kontrolü yapılmamış.

Fotoğraf albümündeki / karakterinin anlamı nedir?

Annemi 1989 yılında kaybettim. C ve Sistem Programcıları Derneği'nin de denetleme kurulu üyesi olan arkadaşımız Ertan'ı 2007'de kaybettik...

Hangi takımı tutuyorsunuz?

Futbolla aram pek yok. Maçları da takip edemiyorum. Fakat yine de  (herhalde Eskişehir'li olmamdan, Amcam'ın Eskişehirspor'un saha hekimliğini yapmış olmasından, amcamın oğlunun Eskişehirspor'da top koşturmuş olmasından  ve Eskişehirspor'un 70'li yıllarada İstanbul takımlarına kafa tutmuş olmasından dolayı) Eskişehirspor'u tuttuğumu söyleyebilirim.

Hangi tarz müzikten hoşlanıyorsunuz?

60'lı ve 70'li yıllar ağırlıklı Rock ve Rock'n Roll. Vokal ağırlıklı müziği severim. Klasik müzik de dinlerim.

Hiç kart deldiniz mi?

Evet, IBM main frame'leri için kart delmiştim.

Klavyedeki en sevdiğiniz tuş?

F1

Makaleler kısmındaki satranç taşları ne anlama geliyor?

Satranç taşlarının toplam puanı makalelerin zorluk derecesini gösteriyor. Piyon = 1, At = Fil = 3, Kale = 5, Vezir = 9.

Ne olacak bu memleketin hali?

Bilmiyorum, ben de merak ediyorum...

Neden bazı okullarda hala Fortran öğretiliyor?

Dersi verenlerin yalnızca Fortran bilmeleri nedeniyle.

Okulda hocamız goto kullanmayın diyordu. Şimdi kullanalım mı, kullanmayalım mı?

Gerektiğinde kullanın. Acaba hocanız "yahu madem kullanmayacaktık o halde bunu dile neden koymuşlar" gibi bir soruya nasıl yanıt verirdi?..

Pardus hakkında ne düşünüyorsunuz?

Linux için Türkçe bir dağıtım hazırlanmasını olumlu karşılıyorum ve destekliyorum. Ancak "Ulusal İşletim Sistemi" tanımlamasını komik buluyorum. Ulusal İşletim Sistemi diyebilmek için ciddi bir mühendislik katkı gerekir. Bu katkı da özellikle çekirdek düzeyinde olmalıdır.

Profesyonel (para kazanmayla ilgili) uğraşlarınız nelerdir? Yani parayı nasıl kazanıyorsunuz?

Temel olarak 3 tür işten para kazanıyorum:

1. Eğitim
2. Danışmanlık ve problem çözme (genellikle şirketlere yönelik)
3. Proje geliştirme (tek başına ya da grup yöneticisi olarak)

Bunların ağırlıkları zaman içerisinde değişiyor. Şu sıralar hafta sonum tamamen eğitimle geçiyor, hafta içi diğer işlerle ilgileniyorum. Kitap işinden para kazanamıyorum. Kitaplarımdan elde ettiğim kazanç, kitaplara verdiğim paradan çok daha düşüktür.

Programcılıktan emekli olunur mu?

Mevzuata göre evet fakat pratikte hayır. Şirketler belli yaşı geçmiş programcıları ya müdür yapıyorlar ya da işten atıyorlar. Gençleri daha az parayla çalıştırabiliyorlar. Ayrıca "doktorun yaşlısı, programcının genci makbuldür" biçiminde toplumda yaygın ve yanlış bir inanış da var.


Haftanın Böceği Yukarı