Sadece iki endüstri, müşterilerini kullanıcı olarak adlandırır.

Anonim

Bana Atılan E-Postaların Yanıtları

Sevgili Arkadaşlar...

Bu site aracılığıyla -bazıları sorulardan oluşan- pek çok e-posta alıyorum. Ancak yoğunluk nedeniyle bazılarına yanıt yazamadım.  Sakın unuttum sanmayın ve "adam bir yanıt bile yazmadı" diye düşünmeyin :-). Bundan sonra atacağınız e-postalara da daha kısa bir süre içinde yanıt vermeye çalışacağım. Gecikme için özür diliyorum...

 

Lütfen Alıntılarda Kaynak Belirtiniz

Çeşitli Internet sitelerinde yazmış olduğum makalelerden, ders notlarından, çizimlerden, kaynak kodlardan vs. bire bir alıntı yapıldığını, ancak kaynak belirtlmediğini görüyorum. Lütfen bu gibi alıntlarda kaynak belirtiniz.

Kitap Eleştirisi

Artık her hafta sitede bilgisayar alanında basılmış bir kitabın eleştirisini göreceksiniz. Umarım beğenirsiniz...

Tarihe Göre

Yeni İçerik

Proseslerin Kod, Data, BSS, Stack ve Heap Alanları

Prosesler işletim sistemlerinin sundukları sistem fonksiyonlarıyla yaratılırlar. Örneğin, Windows sistemlerindeki CreateProcess, UNIX/Linux sistemlerindeki fork proses yaratan fonksiyonlardır. Windows ve UNIX/Linux sistemlerindeki proses yaratımları arasında önemli bir fark vardır. Windows sistemlerindeki CreateProcess fonksiyonu çalıştırılabilen (executable) bir dosyadan hareketle prosesi oluşturur. (Yani yaratılacak proses yol ifadesini argüman olarak verdiğimiz programın kodlarını çalıştıracaktır.) Halbuki UNIX/Linux sistemlerindeki fork fonksiyonu prosesin özdeş bir kopyasını oluşturmaktadır. Bu sistemlerde başka bir programın kodları ancak exec türevi fonksiyonlarla çalıştırılabilir. Fakat programcı bu sistemlerde doğrudan exec fonksiyonunu kullanırsa çalışmakta olan mevcut programın bellek alanı değiştirilerek proses yaşamına başka bir kodla devam eder. Bu nedenle UNIX/Linux sisteminde hem mevcut programı sürdürmek hem de yeni bir programı çalıştırmak istiyorsak fork ve exec fonksiyonlarını beraber kullanmamız gerekir. Bu sağlamak için de, tipik olarak, önce bir kez fork yaparız, alt proseste exec uygularız. Windows sistemlerindeki CreateProces fonksiyonu UNIX/Linux sistemlerindeki fork ve exec fonksiyonlarının bileşimine benzetilebilir.

Portable Executable Dosya Formatı

Microsoft, DOS işletim sisteminde çalıştırılabilen dosya formatı olarak MZ formatını kullanıyordu.[1] MZ formatı koruma mekanizması olmayan 8086 mimarisi için tasarlanmıştı ve korumalı modun gereksinim duyduğu özelliklere sahip değildi.  Bu nedenle Microsoft 16 bit Windows sistemleriyle birlikte çalıştırılabilir dosya formatını NE (New Executable) ismiyle, 32 bit Windows sistemleriyle de PE (Portable Executable) ismiyle yenilemiştir. Bugün 32 bit ve 64 bit Windows sistemlerinde çalıştırılabilen dosya formatı olarak PE formatı kullanılmaktadır. PE formatı UNIX türevi sistemlerde kullanılan ELF (Executable and Linkable Format) formatı gibi, işlemciden bağımsız olan ve bölümlerden (sections) oluşan bir formattır. Microsoft .NET ortamıyla birlikte PE formatı üzerinde bu ortamın gereksinimlerinin karşılanması için çeşitli eklentiler de yapmıştır. PE formatının orijinali 32 bittir. Fakat daha sonraları 64 bit sistemler için bu formatın 64 bit versiyonu da oluşturulmuştur. PE formatının 64 bitlik bu versiyonuna PE+ da denilmektedir.

Dinamik Diziler (Veri Yapıları 2. Bölüm)

Programlama dillerinin çoğunda diziler bir kere yaratıldıktan sonra artık büyütülemezler ve küçültülemezler. Oysa bazı durumlarda açacağımız dizinin uzunluğunu işin başında bilemeyiz. Programın çalışma zamanı sırasında onların dinamik bir biçimde büyütülmesini ya da küçültülmesini isteyebiliriz. Programın çalışma zamanı sırasında büyütülebilen ya da küçültülebilen dizilere dinamik diziler (dynamic arrays) denilmektedir.[1]  Dinamik diziler C, C++, Java ve C# gibi dillerde temel bir veri yapısı değildir. Yani bu dillerde dinamik diziler dilin sentaksı tarafından doğrudan desteklenmezler. Bunların fonksiyonlar ya da sınıflar kullanılarak gerçekleştirilmeleri gerekir. Ancak Perl ve Ruby gibi dinamik dizilerin dilin sentaksı tarafından temel bir veri türü olarak desteklendiği diller de vardır.

Önbellek (Cache) Sistemleri

Bilgisayar sistemlerinde pek çok durumda erişim hızı bakımından iki tür belleğin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz: Yavaş bellek ve hızlı bellek. Yavaş bellek ucuz ve boldur, hızlı bellek ise pahalı ve kıttır. Tabi buradaki yavaş ve hızlı kavramları görelidir.  Sistemden sisteme yavaş ve hızlı bellekler farklılaşabilir. Örneğin bir sistemde RAM hızlı belleği temsil ederken disk yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Başka bir sistemde ise RAM yavaş belleği temsil ederken işlemci içerisinde bulunan bellek hızlı belleği temsil ediyor olabilir. Ya da bir web sayfasının sunucuda saklandığı yer yavaş belleği temsil ederken onun istemcide bir dosyada saklanmış hali yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Önbellek (cache) yavaş belleğin belli bölümlerinin hızlı bellekte tutularak yavaş belleğe erişim oranını azaltmak için kullanılan bir bellek yönetim tekniğidir. Önbellek sistemleri donanımsal ya da yazılımsal bir biçimde ya da karma bir biçimde gerçekleştirilebilmektedir.

UNIX/Linux Sistemlerinde Boru Haberleşmeleri

Boru haberleşmeleri yalınlığından dolayı en çok tercih edilen prosesler arası haberleşme yöntemlerindendir. Yöntem kendi içerisinde eşzamanlılığı da barındırdığından programcının ayrıca eşzamanlılık sorunuyla uğraşmasına gerek kalmaz. Boru haberleşmeleri ilk UNIX sistemlerinden beri neredeyse tüm UNIX türevi sistemlerce desteklenmiştir. Yöntem başta Windows olmak üzere pek çok işletim sisteminde de benzer biçimde uygulanmaktadır.

Temel Veri Yapıları (Veri Yapıları 1. Bölüm)

Programlarımızda tanımladığımız nesneler ya tek parçadan ya da birden fazla parçadan oluşurlar. Tek parçadan oluşan nesnelerin türlerine tekil türler, birden fazla parçadan oluşan nesnelerin türlerine ise bileşik türler denilmektedir. Örneğin, int türü tekil bir türdür. Çünkü int türden bir nesne tek parçadan oluşmaktadır. Halbuki diziler bileşik türlerdir. Bir dizi türünden nesne tanımladığımızda o nesne kendi içerisinde birden fazla parçadan oluşmaktadır. Örneğin:

C'de Bağlanım (Linkage) Nedir, Ne Değildir?

C'de kullanılan her değişken (identifier) için bir bildirimin yapılmış olması gerekir. Bağlanım (linkage) farklı bildirimlerdeki aynı isimli değişkenlerin aynı nesneyi ya da fonksiyonu belirtip belirtmediğini anlatan bir özelliktir. C'de değişkenlere ilişkin üç  bağlanım durumu söz konusudur:

Ekim
02
2009

Yerel Değişkenlere Neden Otomatik Olarak İlkdeğer Atanmıyor?

    Bana çok sorulan sorulardan biri de budur. Diyorlar ki, “yahu neden global değişkenlere varsayılan bir değer (tipik olarak sıfır değeri) atanıyor da yerel değişkenlere atanmıyor? Bu hak mı, adalet mi?”. Özellikle C# ve Java gibi içerisine değer atanmamış değişkenlerin kullanılmasına izin vermeyen dillerde çalışanlar yerel değişkenlerin otomatik olarak sıfırlanmamasından memnun değiller. Örneğin:

{
    int i, total;
    //...
    for (i = 0; i < 100; ++i)   
        total += i;            /* C ve C++’ta çöp değer, C# ve Java’da error! */
    .....
}

Sizce de yerel değişkenler derleyici tarafından sıfırlansaydı daha iyi olmaz mıydı?..

    Aslında bu sorunun oldukça basit bir açıklaması var. Genel olarak statik ömürlü nesnelere (C ve C++’taki global  ya da static yerel nesnelere, sınıfların static veri elemanlarına vs.) derleme aşamasında derleyici tarafından  ilkdeğerleri verilebiliyor.[1] Bu işlem derleme aşamasında yapıldığı için bir etkinlik sorununa yol açmıyor. Halbuki yerel değişkenler programın akışı değişkenin tanımlandığı yere geldiğinde (tipik olarak akış değişkenin tanımlandığı bloğa girdiğinde) yaratılıyorlar ve bloktan çıktığında yok ediliyorlar.[2] İşte derleyicilerin yerel değişkenleri sıfırlaması bu nedenle bir verimlilik sorunu oluşturabilmektedir. Yani örneğin:

{
    int a;

    ...
    a = 10;
    ...
}
 
Burada derleyici yerel değişkeni yaratıp içerisine sıfır değerini makina komutlarıyla atamak zorunda. Fakat gördüğünüz gibi bu örnekte derleyicinin atadığı sıfır değeri daha sonra değiştirilmiş. O halde derleyici değişkeni sıfırlamış olsaydı burada gereksiz bir atama yapılmış olacaktı. Tabi siz de şimdi diyeceksiniz ki “öyleyse derleyici de her zaman değil, biz değişkene atama yapmamışsak onu sıfırlasın.”  Ehm...Haklısınız ne diyeyim? Fakat benim de buna karşılık söyleyeceğim bir çift sözüm var:

1. Derleyicinin bunu yapması yine de verimsiz olur. Çünkü derleyici bazı durumlarda değişkeni farklı yerlerde defalarca sıfırlamak zorunda kalabilir. (Örneğin bir yerel değişkene if deyiminin doğru kısmında atama yapılmış, yanlış kısmında atama yapılmamış olsun. Böyle bir sürü durumun peşi sıra geldiğini düşünün.)

2. Ayrıca bunun gerçek anlamda programcıya bir faydası yok gibi gözüküyor. Programcının değer atamadığı bir yerel değişkeni yanlışlıkla kullandığını düşünelim. Bu durumda sıfırlamanın programcıya ne faydası olacak?  Halbuki böylesi durumalrda derleyicinin error (C# ve Java’da) ya da uyarı mesajlarıyla (C ve C++’ta) programcıyı durumdan haberdar etmesi daha uygu değil midir? (Dışsal bağlama (external linkage) özelliğine sahip statik ömürlü nesneler için böyle bir uyarı mekanizmasını ayarlamak mümkün gözükmüyor.)


[1] Bazı dillerde statik ömürlü nesnelere verilen ilkdeğerlerin sabit ifadesi olması zorunlu değil. Bu tür dillerde ilkdeğerleme işlemi derleyicilerin başlangıç kodları (startup code) tarafından yapılıyor.

[2] Semantik olarak böyle olsa da pek çok derleyici (çeşitli, nedenlerle) tüm yerel değişkenleri akış fonksiyona girdiğinde yaratıyor, çıktığında yok ediyor. 

Haftanın Böceği Yukarı