Bir programcının en belli başlı üç özelliği: tembellik, sabırsızlık ve kibirdir.

Larry Wall

Bana Atılan E-Postaların Yanıtları

Sevgili Arkadaşlar...

Bu site aracılığıyla -bazıları sorulardan oluşan- pek çok e-posta alıyorum. Ancak yoğunluk nedeniyle bazılarına yanıt yazamadım.  Sakın unuttum sanmayın ve "adam bir yanıt bile yazmadı" diye düşünmeyin :-). Bundan sonra atacağınız e-postalara da daha kısa bir süre içinde yanıt vermeye çalışacağım. Gecikme için özür diliyorum...

 

Lütfen Alıntılarda Kaynak Belirtiniz

Çeşitli Internet sitelerinde yazmış olduğum makalelerden, ders notlarından, çizimlerden, kaynak kodlardan vs. bire bir alıntı yapıldığını, ancak kaynak belirtlmediğini görüyorum. Lütfen bu gibi alıntlarda kaynak belirtiniz.

Kitap Eleştirisi

Artık her hafta sitede bilgisayar alanında basılmış bir kitabın eleştirisini göreceksiniz. Umarım beğenirsiniz...

Tarihe Göre

Yeni İçerik

Proseslerin Kod, Data, BSS, Stack ve Heap Alanları

Prosesler işletim sistemlerinin sundukları sistem fonksiyonlarıyla yaratılırlar. Örneğin, Windows sistemlerindeki CreateProcess, UNIX/Linux sistemlerindeki fork proses yaratan fonksiyonlardır. Windows ve UNIX/Linux sistemlerindeki proses yaratımları arasında önemli bir fark vardır. Windows sistemlerindeki CreateProcess fonksiyonu çalıştırılabilen (executable) bir dosyadan hareketle prosesi oluşturur. (Yani yaratılacak proses yol ifadesini argüman olarak verdiğimiz programın kodlarını çalıştıracaktır.) Halbuki UNIX/Linux sistemlerindeki fork fonksiyonu prosesin özdeş bir kopyasını oluşturmaktadır. Bu sistemlerde başka bir programın kodları ancak exec türevi fonksiyonlarla çalıştırılabilir. Fakat programcı bu sistemlerde doğrudan exec fonksiyonunu kullanırsa çalışmakta olan mevcut programın bellek alanı değiştirilerek proses yaşamına başka bir kodla devam eder. Bu nedenle UNIX/Linux sisteminde hem mevcut programı sürdürmek hem de yeni bir programı çalıştırmak istiyorsak fork ve exec fonksiyonlarını beraber kullanmamız gerekir. Bu sağlamak için de, tipik olarak, önce bir kez fork yaparız, alt proseste exec uygularız. Windows sistemlerindeki CreateProces fonksiyonu UNIX/Linux sistemlerindeki fork ve exec fonksiyonlarının bileşimine benzetilebilir.

Portable Executable Dosya Formatı

Microsoft, DOS işletim sisteminde çalıştırılabilen dosya formatı olarak MZ formatını kullanıyordu.[1] MZ formatı koruma mekanizması olmayan 8086 mimarisi için tasarlanmıştı ve korumalı modun gereksinim duyduğu özelliklere sahip değildi.  Bu nedenle Microsoft 16 bit Windows sistemleriyle birlikte çalıştırılabilir dosya formatını NE (New Executable) ismiyle, 32 bit Windows sistemleriyle de PE (Portable Executable) ismiyle yenilemiştir. Bugün 32 bit ve 64 bit Windows sistemlerinde çalıştırılabilen dosya formatı olarak PE formatı kullanılmaktadır. PE formatı UNIX türevi sistemlerde kullanılan ELF (Executable and Linkable Format) formatı gibi, işlemciden bağımsız olan ve bölümlerden (sections) oluşan bir formattır. Microsoft .NET ortamıyla birlikte PE formatı üzerinde bu ortamın gereksinimlerinin karşılanması için çeşitli eklentiler de yapmıştır. PE formatının orijinali 32 bittir. Fakat daha sonraları 64 bit sistemler için bu formatın 64 bit versiyonu da oluşturulmuştur. PE formatının 64 bitlik bu versiyonuna PE+ da denilmektedir.

Dinamik Diziler (Veri Yapıları 2. Bölüm)

Programlama dillerinin çoğunda diziler bir kere yaratıldıktan sonra artık büyütülemezler ve küçültülemezler. Oysa bazı durumlarda açacağımız dizinin uzunluğunu işin başında bilemeyiz. Programın çalışma zamanı sırasında onların dinamik bir biçimde büyütülmesini ya da küçültülmesini isteyebiliriz. Programın çalışma zamanı sırasında büyütülebilen ya da küçültülebilen dizilere dinamik diziler (dynamic arrays) denilmektedir.[1]  Dinamik diziler C, C++, Java ve C# gibi dillerde temel bir veri yapısı değildir. Yani bu dillerde dinamik diziler dilin sentaksı tarafından doğrudan desteklenmezler. Bunların fonksiyonlar ya da sınıflar kullanılarak gerçekleştirilmeleri gerekir. Ancak Perl ve Ruby gibi dinamik dizilerin dilin sentaksı tarafından temel bir veri türü olarak desteklendiği diller de vardır.

Önbellek (Cache) Sistemleri

Bilgisayar sistemlerinde pek çok durumda erişim hızı bakımından iki tür belleğin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz: Yavaş bellek ve hızlı bellek. Yavaş bellek ucuz ve boldur, hızlı bellek ise pahalı ve kıttır. Tabi buradaki yavaş ve hızlı kavramları görelidir.  Sistemden sisteme yavaş ve hızlı bellekler farklılaşabilir. Örneğin bir sistemde RAM hızlı belleği temsil ederken disk yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Başka bir sistemde ise RAM yavaş belleği temsil ederken işlemci içerisinde bulunan bellek hızlı belleği temsil ediyor olabilir. Ya da bir web sayfasının sunucuda saklandığı yer yavaş belleği temsil ederken onun istemcide bir dosyada saklanmış hali yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Önbellek (cache) yavaş belleğin belli bölümlerinin hızlı bellekte tutularak yavaş belleğe erişim oranını azaltmak için kullanılan bir bellek yönetim tekniğidir. Önbellek sistemleri donanımsal ya da yazılımsal bir biçimde ya da karma bir biçimde gerçekleştirilebilmektedir.

UNIX/Linux Sistemlerinde Boru Haberleşmeleri

Boru haberleşmeleri yalınlığından dolayı en çok tercih edilen prosesler arası haberleşme yöntemlerindendir. Yöntem kendi içerisinde eşzamanlılığı da barındırdığından programcının ayrıca eşzamanlılık sorunuyla uğraşmasına gerek kalmaz. Boru haberleşmeleri ilk UNIX sistemlerinden beri neredeyse tüm UNIX türevi sistemlerce desteklenmiştir. Yöntem başta Windows olmak üzere pek çok işletim sisteminde de benzer biçimde uygulanmaktadır.

Temel Veri Yapıları (Veri Yapıları 1. Bölüm)

Programlarımızda tanımladığımız nesneler ya tek parçadan ya da birden fazla parçadan oluşurlar. Tek parçadan oluşan nesnelerin türlerine tekil türler, birden fazla parçadan oluşan nesnelerin türlerine ise bileşik türler denilmektedir. Örneğin, int türü tekil bir türdür. Çünkü int türden bir nesne tek parçadan oluşmaktadır. Halbuki diziler bileşik türlerdir. Bir dizi türünden nesne tanımladığımızda o nesne kendi içerisinde birden fazla parçadan oluşmaktadır. Örneğin:

C'de Bağlanım (Linkage) Nedir, Ne Değildir?

C'de kullanılan her değişken (identifier) için bir bildirimin yapılmış olması gerekir. Bağlanım (linkage) farklı bildirimlerdeki aynı isimli değişkenlerin aynı nesneyi ya da fonksiyonu belirtip belirtmediğini anlatan bir özelliktir. C'de değişkenlere ilişkin üç  bağlanım durumu söz konusudur:

Eylül
10
2009

UNIX Türevi Sistemlerde Dizinlerin Erişim Hakları

    Nedense dizinlerin erişim hakları pek çok UNIX/Linux programcısına karmaşık geliyor. Geçen haftalarda bu konuyla ilgili birkaç soruyla karşılaştım. Genel bir açıklama yaparsam tereddütleri olanların kafalarındaki soru işaretlerini belki biraz azaltabilirim diye düşünüyorum. 

    Bir dizininin opendir fonkiyonuyla açılabilmesi için o prosesin o dizine ‘r’ hakkının bulunması gerekir. Eğer ‘r’ hakkına sahip olmadığımız bir dizini açmaya çalışırsak opendir fonksiyonu başarısız olur ve errno değişkeni EACCESS değeri ile doldurulur. Dizinlerde ‘x’ hakkı içinden geçme anlamına gelmektedir. Yine bir dizini açabilmek için bu işi yapmak isteyen prosesin o dizine ilişkin yol ifadesindeki her bir yol bileşeninin (hedef dizin de dahil olmak üzere) ‘x’ hakkına sahip olması gerekir. Örneğin opendir fonksiyonuyla /a/b/c yol ifadesine ilişkin c dizinini açmak isteyelim. Bu dizini açabilmemiz için prosesimizin a, b ve c dizinlerine ‘x’ hakkına sahip olması gerekir. Eğer prosesimiz yol bileşenlerinden biri için bile ‘x’ hakkına sahip değilse opendir fonksiyonu başarısız olur ve errno değişkenine EACCESS değeri doldurulur. Peki, örneği biraz daha somutlayayım. İç içe bulunan a, b ve c dizinlerinin erişim hakları, kullanıcı ve grup isimleri şöyle olsun:

drwxr-xr-x    kaan     project    a
drwxr-xr-x    gurbuz   project    b
drwxr-xr-x    ali      study      c

   
opendir fonksiyonunu çağıran prosesin etkin kullanıcı id'sinin kaan, etkin grup id'sinin project olduğunu varsayalım. a dizinin kullanıcı id'si kaan olduğuna göre a dizininin sahiplik haklarına bakılacaktır. Bu dizinin sahiplik hakları “rwx” biçiminde olduğu için a dizininin içerisinden geçilebilir. b dizininin ise kullanıcı id'si gurbuz grup id'si project biçimindedir. O halde b dizini için grup bilgilerine bakılır. Bu dizinin grup bilgileri “r-x” olduğuna göre b dizininin içinden de geçilebilir. Nihayet c dizininin ne kullanıcı id'si ne de grup id'si prosesin etkin kullanıcı ve grup id'si ile uyuşmamaktadır. O halde c dizini için diğer haklara bakılacaktır. Diğer haklar “r-x” biçiminde olduğuna göre bu proses c dizininini opendir fonksiyonuyla açabilir.

    ‘r’ hakkı ilgili dizinin listelenebileceğini belirtir. Her türlü listeleme işlemi için dizin opendir ile açıldığına göre, örneğin ls komutu ile dizin listesini alabilmemiz için prosesimizin dizin için ‘r’ ve ‘x’ haklarına sahip olması gerekir. Dizini bir dosya gibi düşünebiliriz. Dizin için ‘w’ hakkı dizin dosyasına yazma anlamına gelir. Dizin dosyası dizin girişlerinden oluştuğuna göre dizin dosyalarına yazma yeni bir dizin girişi oluşturabilme anlamındadır.Bir dizin içerisinde bir dosyayı yaratabilmemiz için dizin üzerinde ‘w’ hakkına sahip olmamız gerekir. ‘w’ hakkına sahip olmadığımız bir dizinde dosya yaratmak istendiğimizde open fonksiyonu başarısız olur ve errno değişkeni de EACCESS değeri ile doldurulur. 

    Bir dosyanın silinmesi o dosyanın içerisinde bulunan dizin içerisinde değişiklik yapmayı gerektirdiğine göre dosyanın silinmesi için bu işlemi yapacak prosesin dosyanın içinde bulunduğu dizine yazma hakkının olması gerekir. Bu durum sağlanmazsa dosyayı silmekte kullanılan unlink ya da remove fonksiyonları başarısız olur. Dosyanın isminin değiştirilmesi de benzer bir durumdur. İsmin değiştirilmesi işlemi sırasında hem kaynak hem de hedef (kaynak ve hedef dizinler farklı olabilir) dizin üzerinde değişiklik yapılması gerekmektedir. Fakat gerek dosyanın silinmesi gerekse isminin değiştirilmesi işlemlerinde dosyanın içinde bulunduğu dizine 'r'  hakkının bulunması gerekmez. 

    Dosyanın düğüm (i-node) bilgilerinin dizin girişlerinde saklanmadığını, düğüm bloğunda (i-node block) saklandığını biliyorsunuzdur. Dosyanın düğüm bilgilerinin değiştirilmesi dizin girişlerinde bir değişikliğe yol açmadığından düğüm bilgileri üzerinde değişiklik yapabilmek için prosesin dizin üzerinde ‘w’ hakkına sahip olması gerekmez. Örneğin biz dosyanın içinde bulunduğu dizine yazma hakkına sahip olmadan da dosyanın düğüm bilgilerinin değiştirilmesine yol açan fonksiyonları kullanabiliriz. Dosyanın tarih ve zaman bilgileri, erişim bilgileri, büyüklüğü gibi bilgileri bunlara örnek olarak verilebilir.

Haftanın Böceği Yukarı