Programlama işindeki ilerlemeyi satır sayısı ile ölçmek, uçak imalatı işindeki ilerlemeyi ağırlıkla ölçmek gibi olur.

Bill Gates

Bana Atılan E-Postaların Yanıtları

Sevgili Arkadaşlar...

Bu site aracılığıyla -bazıları sorulardan oluşan- pek çok e-posta alıyorum. Ancak yoğunluk nedeniyle bazılarına yanıt yazamadım.  Sakın unuttum sanmayın ve "adam bir yanıt bile yazmadı" diye düşünmeyin :-). Bundan sonra atacağınız e-postalara da daha kısa bir süre içinde yanıt vermeye çalışacağım. Gecikme için özür diliyorum...

 

Lütfen Alıntılarda Kaynak Belirtiniz

Çeşitli Internet sitelerinde yazmış olduğum makalelerden, ders notlarından, çizimlerden, kaynak kodlardan vs. bire bir alıntı yapıldığını, ancak kaynak belirtlmediğini görüyorum. Lütfen bu gibi alıntlarda kaynak belirtiniz.

Kitap Eleştirisi

Artık her hafta sitede bilgisayar alanında basılmış bir kitabın eleştirisini göreceksiniz. Umarım beğenirsiniz...

Tarihe Göre

Yeni İçerik

Proseslerin Kod, Data, BSS, Stack ve Heap Alanları

Prosesler işletim sistemlerinin sundukları sistem fonksiyonlarıyla yaratılırlar. Örneğin, Windows sistemlerindeki CreateProcess, UNIX/Linux sistemlerindeki fork proses yaratan fonksiyonlardır. Windows ve UNIX/Linux sistemlerindeki proses yaratımları arasında önemli bir fark vardır. Windows sistemlerindeki CreateProcess fonksiyonu çalıştırılabilen (executable) bir dosyadan hareketle prosesi oluşturur. (Yani yaratılacak proses yol ifadesini argüman olarak verdiğimiz programın kodlarını çalıştıracaktır.) Halbuki UNIX/Linux sistemlerindeki fork fonksiyonu prosesin özdeş bir kopyasını oluşturmaktadır. Bu sistemlerde başka bir programın kodları ancak exec türevi fonksiyonlarla çalıştırılabilir. Fakat programcı bu sistemlerde doğrudan exec fonksiyonunu kullanırsa çalışmakta olan mevcut programın bellek alanı değiştirilerek proses yaşamına başka bir kodla devam eder. Bu nedenle UNIX/Linux sisteminde hem mevcut programı sürdürmek hem de yeni bir programı çalıştırmak istiyorsak fork ve exec fonksiyonlarını beraber kullanmamız gerekir. Bu sağlamak için de, tipik olarak, önce bir kez fork yaparız, alt proseste exec uygularız. Windows sistemlerindeki CreateProces fonksiyonu UNIX/Linux sistemlerindeki fork ve exec fonksiyonlarının bileşimine benzetilebilir.

Portable Executable Dosya Formatı

Microsoft, DOS işletim sisteminde çalıştırılabilen dosya formatı olarak MZ formatını kullanıyordu.[1] MZ formatı koruma mekanizması olmayan 8086 mimarisi için tasarlanmıştı ve korumalı modun gereksinim duyduğu özelliklere sahip değildi.  Bu nedenle Microsoft 16 bit Windows sistemleriyle birlikte çalıştırılabilir dosya formatını NE (New Executable) ismiyle, 32 bit Windows sistemleriyle de PE (Portable Executable) ismiyle yenilemiştir. Bugün 32 bit ve 64 bit Windows sistemlerinde çalıştırılabilen dosya formatı olarak PE formatı kullanılmaktadır. PE formatı UNIX türevi sistemlerde kullanılan ELF (Executable and Linkable Format) formatı gibi, işlemciden bağımsız olan ve bölümlerden (sections) oluşan bir formattır. Microsoft .NET ortamıyla birlikte PE formatı üzerinde bu ortamın gereksinimlerinin karşılanması için çeşitli eklentiler de yapmıştır. PE formatının orijinali 32 bittir. Fakat daha sonraları 64 bit sistemler için bu formatın 64 bit versiyonu da oluşturulmuştur. PE formatının 64 bitlik bu versiyonuna PE+ da denilmektedir.

Dinamik Diziler (Veri Yapıları 2. Bölüm)

Programlama dillerinin çoğunda diziler bir kere yaratıldıktan sonra artık büyütülemezler ve küçültülemezler. Oysa bazı durumlarda açacağımız dizinin uzunluğunu işin başında bilemeyiz. Programın çalışma zamanı sırasında onların dinamik bir biçimde büyütülmesini ya da küçültülmesini isteyebiliriz. Programın çalışma zamanı sırasında büyütülebilen ya da küçültülebilen dizilere dinamik diziler (dynamic arrays) denilmektedir.[1]  Dinamik diziler C, C++, Java ve C# gibi dillerde temel bir veri yapısı değildir. Yani bu dillerde dinamik diziler dilin sentaksı tarafından doğrudan desteklenmezler. Bunların fonksiyonlar ya da sınıflar kullanılarak gerçekleştirilmeleri gerekir. Ancak Perl ve Ruby gibi dinamik dizilerin dilin sentaksı tarafından temel bir veri türü olarak desteklendiği diller de vardır.

Önbellek (Cache) Sistemleri

Bilgisayar sistemlerinde pek çok durumda erişim hızı bakımından iki tür belleğin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz: Yavaş bellek ve hızlı bellek. Yavaş bellek ucuz ve boldur, hızlı bellek ise pahalı ve kıttır. Tabi buradaki yavaş ve hızlı kavramları görelidir.  Sistemden sisteme yavaş ve hızlı bellekler farklılaşabilir. Örneğin bir sistemde RAM hızlı belleği temsil ederken disk yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Başka bir sistemde ise RAM yavaş belleği temsil ederken işlemci içerisinde bulunan bellek hızlı belleği temsil ediyor olabilir. Ya da bir web sayfasının sunucuda saklandığı yer yavaş belleği temsil ederken onun istemcide bir dosyada saklanmış hali yavaş belleği temsil ediyor olabilir. Önbellek (cache) yavaş belleğin belli bölümlerinin hızlı bellekte tutularak yavaş belleğe erişim oranını azaltmak için kullanılan bir bellek yönetim tekniğidir. Önbellek sistemleri donanımsal ya da yazılımsal bir biçimde ya da karma bir biçimde gerçekleştirilebilmektedir.

UNIX/Linux Sistemlerinde Boru Haberleşmeleri

Boru haberleşmeleri yalınlığından dolayı en çok tercih edilen prosesler arası haberleşme yöntemlerindendir. Yöntem kendi içerisinde eşzamanlılığı da barındırdığından programcının ayrıca eşzamanlılık sorunuyla uğraşmasına gerek kalmaz. Boru haberleşmeleri ilk UNIX sistemlerinden beri neredeyse tüm UNIX türevi sistemlerce desteklenmiştir. Yöntem başta Windows olmak üzere pek çok işletim sisteminde de benzer biçimde uygulanmaktadır.

Temel Veri Yapıları (Veri Yapıları 1. Bölüm)

Programlarımızda tanımladığımız nesneler ya tek parçadan ya da birden fazla parçadan oluşurlar. Tek parçadan oluşan nesnelerin türlerine tekil türler, birden fazla parçadan oluşan nesnelerin türlerine ise bileşik türler denilmektedir. Örneğin, int türü tekil bir türdür. Çünkü int türden bir nesne tek parçadan oluşmaktadır. Halbuki diziler bileşik türlerdir. Bir dizi türünden nesne tanımladığımızda o nesne kendi içerisinde birden fazla parçadan oluşmaktadır. Örneğin:

C'de Bağlanım (Linkage) Nedir, Ne Değildir?

C'de kullanılan her değişken (identifier) için bir bildirimin yapılmış olması gerekir. Bağlanım (linkage) farklı bildirimlerdeki aynı isimli değişkenlerin aynı nesneyi ya da fonksiyonu belirtip belirtmediğini anlatan bir özelliktir. C'de değişkenlere ilişkin üç  bağlanım durumu söz konusudur:

Temmuz
11
2009

C#’ta Using Namespace Direktifi

      Pek çok C# programcısının using namespace direktifinin kullanımını pek iyi bilmediğini görüyorum. Bu konuda bazı açıklamalar yapayım dedim. Ancak bu yazıda extern alias ve using alias direktifleri üzerinde durmayacağım. Bunlara ilişkin de bir makale yazmayı planlıyorum.

Öncelikle using namespace direktifinin, isim alanlarının ilk elemanları olacak biçimde -eğer varsa- extern alias direktiflerinden sonra belirtilmek zorunda olduğunu anımsatayım. Örneğin aşağıdaki bildirim geçersizdir:
 
namespace A
{
    class X
    {
        //...
    }

    using System;            // error!

    class Y
    {
        //...
    }
    //...
}

using direktifleri (extern alias direktiflerinden sonra) isim alanlarının başında bulunmak zorundadır:

namespace A
{
    using System;            // geçerli

    class X
    {
        //...
    }

    class Y
    {
        //...
    }
    //...
}

Eğer global isim alanı söz konusuysa, using direktiflerinin (global isim alanının başı kaynak dosyanın başı olduğu için) kaynak dosyanın (compilation unit) başına yerleştirilmleri zorunludur. 

using namespace direktifinin genel biçimi şöyledir:

using <isim alanı belirten ifade>
{
    //...
}

İsim alanı belirten ifade tek bir isim olabilir ya da nokta operatörü ile oluşturulmuş olabilir. Örneğin:

using System;
using System.IO;

Şimdi gelelim using namespace direktifinin ne işe yaradığına. Bu direktif gereksiz niteliklendirmeyi engellemek için düşünülmüştür. using namespace direktifinde iki isim alanı söz konusudur: Direktifin yerleştirildiği isim alanı ve direktifte belirtilen isim alanı. Örneğin:

namespace A
{
    using B;
    //...
}

buradaki using namespace direktifinde direktifin yerleştirildiği isim alanı A, direktifte belirtilen isim alanı B’dir.

Standart anlatımıyla açıklarsak: using namespace direktifi, direktifte belirtilen isim alanı içerisinde bildirilmiş olan isimleri direktifin yerleştirildiği isim alanına taşır. Fakat using namespace direktifi,  direktifte belirtilen isim alanı içerisindeki isim alanı isimlerini taşımamaktadır ve ayrıca da direktifin yerleştirildiği isim alanındaki isimler direktifte belirtilen isimleri gizlemektedir. Ya da şöyle daha iyi açıklayabiliriz: İsim araması sırasında eğer isim direktifin yerleştirildiği isim alanı içirisinde bulunamazsa direktifte belirtilen isim alanına da bakılır. Burada birkaç nokta üzerinde durmak gerekecek. Açıklamalarda aşağıdaki örneği kullanacağım:

namespace A
{
    using B;
    using C;
   
    class App
    {
        public static void Main()
        {
           
X x;     // Geçerli, A.X
            Y y;     // Geçerli, B.Y
            Z z;     // error! Z hem A'da hem de B'de var 
            K k;     // error! Direktifin geçişililiği yok!
            C.K ck;  // error! K ismi C'de aranır 
            E.L dl;  // error! E isim alanı görülemez!
            //...
        }
    }

    class Sample
    {
        //...
    }
}

class Y
{
    //...
}

namespace B
{
    class X
    {
        //...
    }

    class Y
    {
        //...
    }

    class Z
    {
        //...
    }

    namespace E
    {
        class L
        {
            //...
        }
    }
}

namespace C
{
    using D;

    class Z
    {
        //...
    }
}

namespace D
{
    class K
    {
        //...
    }
   
}

1. Eğer isim direktifin yerleştirildiği isim alanına kadar ya da direktifin yerleştirildiği isim alanında bulunursa direktifin bir etkisi kalmaz. Örneğimizdeki Main içerisindeki X ismi direktifin yerleştirildiği A isim alanında bulunduğu için B'de ve C'de aranmayacaktır. Yani buradaki X sınıfı A.X sınıfıdır.

2. İsim using namespace direktifi ile belirtilen isim alanında  bulunmuşsa aramaya devam edilmez. Örneğimizdeki Main metodunda kullanılan Y sınıfı B.Y sınıfıdır, global isim alanındaki Y sınıfı değildir.

3. İsim birden fazla using namespace direktifi ile belirtilen isim alanında bulunursa error oluşur. Direktiflerin yerleştirilme sırasının bir önemi yoktur. Örneğin Main içerisindeki Z ismi hem B isim alanında hem de C isim alanında bulunmaktadır. Bu durumda ismi nitelikli olarak (yani B.Z ya da C.Z biçiminde) bildirmek ya da using alias direktifi kullanmak gerekir.

4. using namespace direktifi geçişli değildir. Yani eğer isim direktifle belirtilen isim alanında bulunamamışsa, o isim alanındaki isimler dikkate alınmaz. Örneğin Main içerisinde K ismi kullanılmıştır. Bu isim D isim alanı içerisindedir. C'deki using direktifinin bir etkisi yoktur. 

5. using namespace direktifinde eğer isim nitelikli olarak aranıyorsa (yani nokta operatörünün sağındaki isim aranıyorsa) bu durumda using namespace direktifinin bir etkisi yoktur. Örneğin Main metodundaki C.K ifadsinde C ismi bulunur. K ismi ise C'de aranır. C'de bulunamazsa D'ye bakılmaz.

6. using namespace direktifinde, direktifte belirtilen isim alanında arama yapılırken isim alanı isimleri görülmez. Örneğimizde E.L ifadesinde B isim alanına bakılırken buradaki E görülmeyecektir.

Haftanın Böceği Yukarı